Sanal âlem yazarı

Medya2020

 

Bakalım, burnundan kıl aldırmayanların mesleği gazetecilik, bizde de, yazdıklarıyla gündemi belirleyen ‘pijamalı’ yeni bir grubun eline geçecek mi?

Rakamlara inanırsanız Türkiye’de internet kullanan sayısı 7 milyona ulaşmış. Keşke. Nüfusumuzun milyonlarla ifade edilen bir bölümü internete ulaşır hale geldiğinde daha rahat nefes alacağımızı bilin. Yalnızca bürokratik işlemler kolaylaşmayacak, ödemelerimizi de yerimizden kalkmadan yapabileceğiz. En önemlisi, kafa karıştıran haberlerin ‘yalan’ veya ’saptırma’ olduğunu ânında öğrenebileceğiz.

İnternetin ülkemize ilk girdiği yılları hatırlayanlar bu beklentimin hayal olmadığını bilirler. ‘www’ öncesi günlerde, TÜBİTAK’ın ODTÜ aracılığıyla sağladığı imkânla bazı belgelere ulaşmaya başlayınca bayram etmiştim. Şimdi çok farklı bir dünyada yaşatıyor bizi hızlanan internet…

En güzeli ise sanal âlemdeki çeşitlilik… Bugünün dünyasında “Düşünüyorum, yazıyorum da, ama kimse farkında değil” yakınmasına yer yok. Basit imkânlarla bir site kurup kendi derginizi çıkarmanız, yazdıklarınızı ulaşılabilir kılmanız mümkün… Kafayı bu konuya iyice takarsanız, ekmeğinizi de bu işten kazanabilirsiniz.

Benim her gün uğradığım ve müthiş yararlandığım siteler var. Onlarda karşılaştığım yazı ve değerlendirmelerdeki doyuruculuğu nizami dergilerde pek bulamıyorum. Sitenin kurucusu evinden dışarı adım atmadan dünyayı etkileyebiliyor. Önce kendisiyle aynı dalga boyunda insanlardan oluşan bir şebeke kuruyor; muhtemelen yüzyüze gelmediği o kişileri bildikleri konularda yazmaya teşvik ediyor. Bu arada, bazı profesyonel yazarların da desteğini almayı ihmal etmiyor. Bizim gibi meraklılara ara sıra o siteye göz atmak kalıyor…

Bazıları kendilerinin gün boyu öğrendiklerini haber olarak, düşündüklerini yorum tarzında sunuyorlar adlarını taşıyan sitelerde. Bunlara, İngilizce ‘blogger’ deniliyor; Türkçede ’sanal âlem yazarı’ desek mi diye düşünüyorum… Dünya medyasında çıkan nice haber, zeki olduğu belli bir ’sanal yazar’ elinde bir başka boyut kazanabiliyor… Tâkip ettiği sanal yazarların değinilerini kendi imzasıyla gazetede yayımlayanlar, ya da mesaj olarak sağa-sola gönderenler de çıkabiliyor bizde…

Evinde oturup haber ve yorum yazma mesleğini sürdürenlerin gelir kapısı da internet… Ara sıra kampanya açıp sitelerinden yararlananlardan katkı talep ediyorlar. Her gün uğradığım bir site, 50 bin dolar toplamayı amaçlayan kampanya açıyor her üç ayda bir; bir haftada hedefine ulaşıyor da… Eminim, profesyonel yazarlar ve gazeteciler, sürekli izledikleri sitelerin kapanmasını engellemek için, maaşlarını paylaşmayı dahi düşünebilirler…

ABD’de sanal yazarlar (yani, ‘blogger’ denilen kişiler) yeni bir ad kazandılar: ‘Pijamalılar’… Bu sıfatı onlara kazandıran tartışmalı bir konudan zaferle çıkmaları oldu. CBS televizyonunda 50 yıldır yayımlanan itibarlı ‘60 Minutes’ programında, kendisi de en azından yarım asırlık bir gazeteci olan Dan Rather, George W. Bush’un Vietnam Savaşı’na katılmamak için hatır-gönül kullandığını, babasının torpiline başvurduğunu gösteren bir dizi ‘belge’ yayımladı geçenlerde. Yayın bittikten hemen sonra olanlar mesleğimizin nereye doğru yol aldığına işaret ediyor:

‘60 Minutes’ programını izleyen biri, bir yazışma bültenine, sunulan belgelerin sahte olmasından duyduğu kuşkuyu ânında dile getirdi. Dediği şuydu: 1972 yılında yazılan bir belge herhalde o gün kullanımda bulunan bir daktilonun ürünü olmalı; oysa CBS’te sunulan belge yıllar sonra devreye girmiş Microsoft Word harfleriyle yazılmış görünüyor… Bilgisayar-öncesi dönemin belgesi bilgisayarda yazılmış yani… Bu kuşku üzerine, sanal âlem için yazı biçimi tasarlayanlar, IBM emeklileri, vaktiyle askerlik şubelerinde çalışmış olanlar, ev rahatlığı içerisinde bilgisayarları başına oturup bildiklerini başkalarıyla paylaşmaya başladılar…

Yayımladığı programlarda bilgi hatası yapmamak için her yıl milyonlarca dolar harcayan CBS kanalı ile emeklilik öncesi son bir başarı kaydetmeyi uman Dan Rather, “Olmaz öyle şey” diye direndiler önce. Hatta, eski bir CBS yetkilisi, Fox-Tv ekranından, “Kanalın ciddi denetleme mekanizmalarıyla evinin salonunda pijamasıyla oturup bilgisayarını kullanan biri nasıl mukayese edilebilir?” bile dedi. ‘Pijamalılar’ sıfatını ilk icat eden kişi işte o…

ABD ve Avrupa’da burnundan kıl aldırmayan gazeteci tipinin haber ve yorum üzerindeki egemenliğini ciddi biçimde tehdit eden, yalana ve saptırmaya doğru habercilikle karşı çıkan, kimsenin aklına gelmeyeni veya gelse de çeşitli sebeplerle yazılamayanı yazan ’sanal yazar’ tipi bizde henüz yaygın değil; ama yaygınlaşacak… Geleneksel medyanın haber ve yorum tekelini kırma yolunda çabalar bizde de epeydir fark ediliyor…

Bana, “Yazar olmak istiyorum, gazetenizde köşe açılmasına yardımcı olur musunuz?” diye başvuranlar çıkıyor; tanımadıklarıma verdiğim kestirme bir cevap var: “Neden sayıları her geçen gün artan değişik internet gazetelerine başvurmayı düşünmüyorsunuz?”

İnternet kullanıcı sayısı gerçekten 7 milyona çıktığında Türkiye’de ’sanal yazar’ devrimi yaşanacak; bu fiilen herkesin ‘yazar’ olması demek. Ne güzel, değil mi?

Kaynak: Taha KIVANÇ

Yeni Şafak

02 March 2008

Sıradaki Yazılar:

Etiket:


Görüşünüz?

Yorum için giriş yapmanız gerekiyor.

Konu | Bizim Mahalle

fotoLENS

Loading...

manşetler

FotoLENS

013.jpg 04.jpg 005.jpg 14.jpg 001.jpg 06.jpg 001.jpg time_19.jpg 019.jpg 004.jpg