Mark Booth*-The Independent - 15. yüzyılın ortalarında basılan ilk kitap, insan bilincini başka hiçbir teknolojinin başaramadığı kadar çok aydınlattı. Böylece bilgi sadece kilisenin elit tabakasına ait olmaktan çıkmıştı. Artık düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve yaratıcı hayal gücü, onu denetlemek isteyen her türlü girişimden kurtulabilirdi. İnsanlar mürekkep kokusuyla özgürlüğe kavuşmuştu.
Fakat 2008 yılının elimizdeki bilgileri, kitap okuma oranının düştüğünü gösteriyor. Sanırım bu sektördeki bazıları bu gerçeği kabullenmek istemiyor. Onlara bu durum, kuşaklar boyunca korumak için çok sıkı çalışılan yeteneklerin ve standartların yok oluşu gibi geliyor. Onlar durumu, Auberon Waugh’un Britanya’nın “proleterleştirilmesi” tanımındaki gibi kayıtsızlık, ilgi azlığı ve cahillik olarak algılıyor.
Radikal bir devrim
Fakat bu işaretler bana radikal bir devrimi işaret ediyor. İnsan aklı, tersyüz olarak, yeni boyutlara açılıyor. 1955 yılında Hollanda’da okuma, insanların boş zamanlarının yüzde 21′ini alıyordu. 1995 yılında ise yüzde 9′unu almaktaydı. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, her dört İngiliz’den biri son bir yıl içinde hiç kitap okumadığını itiraf etti ve üstelik bunlar dürüst olanları.
Kitapların içerikleri, onları satan yerlere göre belirleniyor. Kitaplar süpermarketlerde yaygın bir şekilde, CD’ler ve DVD’lerin olduğu “eğlence” bölümlerinin bir parçası olarak satılıyor. Bu bir işaret olabilir mi? Geçtiğimiz yıl, kızıma Oxford Caddesi’ndeki bir müzik dükkânına gitmeyi önerdim. Bana, “bunu niye yapayım ki? İstediğim her şeyi bilgisayardan indirebilirim” dedi. Şayet tüm CD’ler ve DVD’ler bilgisayardan indirilecekse, süpermarketler sadece kitaplar için eğlence bölümlerini işletmeyi sürdürecekler mi?
İnternet üzerinden satış yapan Amazon ve Play.com mükemmel bir Noel geçirdi. Ama bundan daha kayda değer olan, Amazon’un ürettiği yeni kablosuz elektronik okuma aygıtı. Bu avuca sığan okuma aygıtları, bir kitap kapağı boyutlarında. İçinde yaklaşık iki yüz kitap saklayabilir ve kendisinden öncekilerden farklı olarak, nerede olursanız, olun ucuz bir şekilde her türlü formattaki kitapları indirebilirsiniz. Bazıları, ekrandan okumanın kâğıttan okuma kadar kolay olmadığını ya da bu aygıtların sayfa çevirme fonksiyonlarının yavaş olduğunu söylüyor. Ama ticari kaygılar, sanılandan çok daha hızlı bir şekilde bu sorunların çözülmesini sağlayacaktır. İşe gelip gittiğim trende ilk cep telefonu kullanan kişiyi anımsıyorum. Telefon aygıtı, araba aküsü büyüklüğündeydi ve herkes gülmüştü. Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir sürede, herkesin bir cep telefonu oldu.
Romanların sonu mu
Bir zaman sonra çoğu kitabın ilk baskılarının elektronik olarak indirilebilecek olacağını, daha sonra kitapçılarda bunların elektronik kayıt yapılmışlarını göreceğimizi öngörüyorum. Bir editör olarak kafamdaki soru şu: Kitapların çoğu internette indirilmek üzere satılırsa, bu durum kitapların içeriğini nasıl etkileyecek? Önsezilerim bu gelişmenin bana romanların sonunu ifade ettiğini söylüyor.
Ama romanlar niye düşüş yaşasın ki? Bu bir karşı sezgi gibi görünebilir. Bu noktada esoterik felsefe öne çıkıyor, çünkü bu felsefe basit ve ikna edici açıklama getirebiliyor. Kitabımda da değindiğim gibi, esoterik felsefe dediğimde, Rudolf Steiner’in antroposofisinde olduğu gibi, modern gruplarda yüzeye çıkan bir yeraltı felsefe akımından bahsediyorum. Bu alternatif düşünme yöntemi, bir astronomun gökyüzünü izlemesi gibi, bilinçteki en ufak değişimleri bile izleyecek şekilde, oldukça iç gözleme dayanıyor.
Artık romanın üstlenmiş olduğu rol bitti ve bilincin yeni bir formasyonu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla zaman içindeki işaretleri yanlış okumak kolay. Karşı karşıya olduğumuz şey okuma oranlarının düşüşü değil, basılı kitaplarda okuma oranının düşüşü. The New Yorker’da yakın zamanda ABD’de yapılan bir araştırma ilgimi çekti. Araştırmaya göre çocuğun yatak odasındaki TV, ders notlarını düşürüyor, ama benzeri bazı araştırmalar, internette harcanan zamanın notların yükselmesine yardımcı olduğunu gösteriyor.
Açık ki, etkileşim kilit mesele. Acaba çocuklarımın internette yaptığı yaratıcı şeyler, kitap okumaktan daha pasif işler mi? Günümüzde gördüğümüz şey, okuma ve yazmanın bir arada olduğu bir devrim.
Hepimiz kendimizi devasa bir elektronik zihne bağladığımız için, esoterik felsefenin uzun bir süredir öngördüğü gibi, özel düşünce alanlarında bireyler olarak bu bağlantıdan kopuk olma duygumuzu yitireceğiz. Facebook gibi düşünce alanımız, herkesin erişimine açık olarak bizim dışımızda, orada bir yerde olacak. Yeni edebi form nasıl bir şey olacak bilemiyorum, ama sanırım işbirliğine açık olacak. Heyecanla bekliyorum.
*Mark Booth Century Yayınevi’nin Yayın Yönetmeni.
Kaynak: Referans
Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.