Haber müzesi Newseum kapılarını açıyor

Medya2020

Amerikan gazeteciliğinin öncüsü James Franklin 1721 yılında New England Courant gazetesini yayınladığında o yıllarda New England eyaletinde yaşayanlar Amerikan gazeteciliğinin geleceğini oluşturan bir olaya tanık olduklarının farkında değildiler. Kendilerinden önce kurulan gazeteler İngiliz yönetimince kapatılmış, sahiplerine ağır cezalar verilmişti. Baskı ve mali engellerle başedemeyen basın girişimcileri başka yollara yönelmişti. Sonraki yıllarda Amerikan Başkanı olan Benjamin Frankilin’in kardeşi olan James Franklin’in gazetesini de benzer tehlikeler bekliyordu. Riski gözealan Franklin’in bu girişimi öncekilerden farklı bir tepki aldı. Bir yandan İngiliz yönetimine başkaldırması diğer yandan editoryal bağımsızlığı elden bırakmaması ve uyguladığı yeni ticaret modeliyle kısa sürede başarıya ulaşan gazete, Amerikan gazeteciliğinin de gelecekte takip edeceği imodeli oluşturdu.

Aradan geçen üç asırda gazetecilik önemli evrelerden geçti ve bügünkü bilinmez ortamda kendisini buldu. Bir yandan gelişen internet teknolojisinin tehdidi diğer yandan düşen reklam gelirleri gibi engelleri aşmaya çalışan Amerikan basını tarihinin en sıkıntılı bir döneminde geçmişiyle yüz yüze geliyor.

Haber dünyasının uzun yıllar heyecanla beklediği Newseum projesi yakında hayata geçiyor. Haber müzesi Newseum, Washington DC’deki yeni binasının kapılarını 11 Nisan’da açıyor. Polshek Mimarlık Grubu tarafından tasarlanan 7 katlı çelik ve cam ağırlıklı bina özellikle Amerikan gazeteciliğinin merkezi olarak kabul ediliyor.

450 milyon dolara malolan Newseum aynı zamanda mailyeti en yüksek müze ünvanını taşıyor. Müzeyi ziyaret edenler, Amerikan gazeteciliğinin 300 yılı aşkın geçmişini 4 boyutlu film aracılığıyla izleyebilecek. Gazetelerin tarihi günlerdeki orjinal sayfalarının ve manşetlerinin de sergilendiği müzede özellikle çocuklar için ayrılmış bölümde gazetecilik etiği, haberciliğin kuralları, fotoğraf düzenleme ve muhabirlik konularında gazeteci adaylarına yönelik zengin bilgiler veriliyor. Beyaz Saray fonunun önünde çekime hazır kamera önünden haber sunabilme imkanı olan stüdyolarda müze ziyaretçileri dilerse kendi haberlerini sunabilecek.

‘Newseum’ (Haber Müzesi) adı verilen müze, gazetecilik mesleğinin önemli toplumsal olaylar ve sürekli gelişen iletişim araçları yoluyla zaman içinde nasıl değiştiğini anlatmayı hedefliyor. Müzenin kapılarını açması, özellikle ABD’deki geleneksel haber kuruluşlarının Amerikan gazeteciliğine ilişkin kaygılı oldukları bir döneme rastlıyor. Müzenin küratörleri, ‘amaçlarının basın patronlarını ya da tek tek gazetecilerin anısını yadetmek olmadığını’ söylüyor.

Küratörler, bunun yerine, ABD Anayasası’nın temel hak ve özgürlükleri düzenleyen bölümleri ile ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü ilkelerine yönelik bir saygı ifadesini hedeflediklerini söylüyor. Müzede Amerikan gazetecilik geleneğine ilişkin ögelerin yanında, haber uğruna yaşamlarını tehlikeye atan gazetecilerin öyküsü de anlatılıyor.

Ed Murrow kayıtları

İkinci Dünya Savaşı sırasında ün kazanan radyo gazetecisi Ed Murrow’ın haber kayıtları da ziyaretçilerce dinlenebiliyor. Bu kayıtlardan birinde Ed Murrow, Londra’daki bombardımanı, etrafına bombalar düşerken anlatıyor. Murrow, Senatör McCarthy ve onun döneminde kurulan ‘Amerikan Karşıtı Eylemler Komitesi’nin karşısında gazetecilik ilkelerinin güçlü bir savunucusu olmuştu.

Gazeteciliğin geleceği

Müzenin açılışı, ABD’de gazetecilik mesleğinin geleceğinin tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Müzenin açılışının memnunlukla karşıladığını söyleyen CBS televizyonunun kıdemli sunucularından Dan Rather, BBC’ye yaptığı açıklamada, bu ülkede gazeteciliğin uygulanış biçiminin sorgulanması gerektiğini söyledi. ABD’de akşam haberlerinin en tanınan yüzleri arasında yer alan Dan Rather, Başkan Bush’u eleştiren bir haberde kullanılan belgeler tartışma konusu olunca çalıştığı televizyon şebekesinden ayrılmaya zorlanmıştı.

Amerikan Anayasasının ilk maddesi 5 ana temel hak ve özgürlüğü güvence altına alıyor. İste yaklaşık 45 kelimelik madde müzenin yan duvarında dev harflerle yazılı duruyor.

Newseum’un başkanı Peter Prichard  müzenin halkı bilgilendirmek ve eğlendirmeyi amaçladığını söylüyor: “Anayasanın ilk maddesi tüm Amerikan özgürlüklerinin temelini oluşturuyor. Bu madde ile din, Ifade, basın, protesto  özgürlükleri güvence altına alınıyor.  Bütün bunlar Amerikanın üzerine kurulduğu ve tüm dünyada önemi büyük olan temel özgürlüklerdir.”

Giriş ücreti 20 dolar olan müze dünyanın teknolojik olarak en gelişmiş müzesi. 14 sergi galerisi ve 15 tiyatrosu bulunan müzede NBC televizyonu tarafından kurulan canlı haber merkezi bulunuyor. Ziyaretçiler burada haberleri canlı izleyebildikleri gibi kamera karşısına geçip kendi muhabirlik becerilerini de sınayabiliyorlar. Müzede 125’ten fazla interaktif bilgisayar oyunu ve iki canlı yayın stüdyosu da var.

Peter Prichard şöyle diyor: “İnsanlara özgürlüğün değerine dair  ilham vermek  istiyoruz. Amerikalıların çoğu anayasadaki beş temel özgürlüğün adını bile bilmiyor.”

Pulitzer ödüllü haber fotoğraflarının sergilendiği galeri, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden biri. Ziyaretçileri hayretler içinde bırakan bir diğer kalıcı sergi de Berlin duvarından getirilen 8 parça. Toplam 3 ton ağırlığındaki duvarın Berlin dışında sergilenen en büyük duvar kalıntısı olduğu belirtiliyor.

Ralph Appelbaum anlatıyor: “Burası gürültünün hoş karşılandığı bir müze. Ziyaretçiler birbiriyle konuşabiliyor çünkü burada gördükleri kendi hayatlarından kesitler. Bir bakıma bu bir tarih müzesi çünkü haber tarihi oluşturan yapı taşlarından ibaret.”

Haber Müzesi Newseum’da büyük bir dünya basın özgürlüğü haritası yer alıyor.  Ziyaretçiler yaklaşık 193 ülkenin basın özgürlük karnesini birbiriyle karşılaştırabiliyor. Haritadaki ülkeler arasında Türkiye, basının yarı özgür olduğu ülkeler kategorisinde.

Haber müzesinde 1837’den bu yana görev sırasında hayatını kaybeden ya da faili meçhul cinayete kurban giden gazeteciler anısına bir de anıt yer alıyor.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 1800 gazetecinin adı ve resminin yer aldığı anıtta Türk gazetecilerin adları da var. Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Melih Uzunyol, adları Gazeteciler Anıtı’nda yer alan Türk gazetecilerden sadece birkaçı.  Tarih sırasına göre hazırlanan listeye Türkiye’den giren son isimse Hrant Dink. Gazeteciler anıtı basın özgürlüğünün bile pahalı bir bedeli olabileceğini hatırlatıyor.

Müzenin kapılarını açması, özellikle ABD’deki geleneksel haber kuruluşlarının Amerikan gazeteciliğine ilişkin kaygılı oldukları bir döneme rastlıyor.

Medyalens.com

03 April 2008

Sıradaki Yazılar:

Etiket:


Görüşünüz?

Yorum için giriş yapmanız gerekiyor.

Konu | Haber

fotoLENS

Loading...

manşetler

FotoLENS

08.jpg 16.jpg 010.jpg 002.jpg time_2.jpg 007.jpg 020.jpg 15.jpg time_4.jpg 014.jpg