Zafer Kurdakul - Günümüzde bilgi, bilim, teknoloji ve Ar-Ge gibi unsurlar bir üretim faktörü olarak öncelikli bir konuma gelmiş durumda. Teknoloji bu boyutu ile tartışmasız olarak ekonomik büyümenin de motoru. Yaşanan küresel rekabetse artık doğal kaynaklara veya ucuz işçiliğe değil, teknoloji geliştirmeye ve inovasyona dayanıyor.
İnovasyon rotası ise Ar-Ge süreçlerinde düğümleniyor. Teknolojinin şirketler üzerindeki etkisine bakıldığında şirketlerin kârlılığını artırmak, ülkesinde ya da dünya pazarında lider olabilmesi için teknoloji geliştirmesi ve inovasyon yaratmasının şart olduğu gerçeği de ortada. Ülkemizde bilim ve teknolojideki hızlı gelişmelerdeki değişimin taşıyıcısı internet, aynı zamanda bu değişimin geliştiricisi ve ön modeli rolünü gerçekleştiriyor. Bilişim alanına bu açıdan bakıldığında Türkiye’de önemli verilerle karşılaşılıyor.
Diğer yandan bilişim teknolojileri (BT) sektörüne dair doğru bir değerlendirme yapıldığında ise sektörün yazılım ağırlıklı bir üretim projeksiyonu çizdiği görülüyor.
Yazılımın halen (özel amaçlı projeler dışında) işletmelerin ticari faaliyetlerine yönelik (muhasebe, stok, bordro vs.) çözümler çerçevesinde gelişmesini sürdürdüğü de bir başka gerçek. Son yıllarda kurumsal kaynak planlamasına yönelik olarak yapılan bazı çözümler geliştirilmiş olmasına rağmen bu ürünlerin de uluslararası piyasalarda rekabet şansı düşük seviyelerde bulunuyor. Yazılım iç pazarda da önemli bir marka bilinirliliği de sağlayamamış durumda. Önümüzdeki süreçte ise bu alandaki ihracat faaliyetlerinin 7 yıl içinde yüksek bir artış eğilimi göstermesi bekleniyor. Buna karşın küresel pazarda belirli konulardaki (veritabanı, kurumsal kaynak planması, ofis yazılımları, işletim sistemleri vs.) üreticiler ve ürünler uluslararası itibara sahip bir şekilde tutunmuş ve belli pazar büyüklüklerine sahip bulunuyor. Dolayısıyla bu alandaki rekabet şansı da sektör açısından oldukça düşük gözüküyor. Bu nedenle ancak özel amaçlı çözümlere yönelik alanlarda pazarda daha aktif olunabileceği öngörülüyor.
Nanoteknolojide yol açık
Diğer yandan gömülü sistemlerde daha çok ürün ve hizmete yönelik üretim yapılıyor. Türkiye’nin bu konudaki gelişimi ve rekabet avantajları düşünüldüğünde gömülü sistem üretim ve ihracatında artış olması da beklentiler arasında. 9. Kalkınma Planı döneminde, sağlık sektörüne yönelik özel amaçlı uygulama geliştirme hizmetlerinde de ihracata yönelik bir artış bekleniyor. Sektörün donanım kanadına bakıldığında ise üretim için gereken birikim ve yetilere ihtiyaç olması sebebiyle daha cılız bir yapı ile karşılaşılıyor. Genelde kişisel bilgisayar, dizüstü bilgisayar ve küçük çaplı sunucular üretimi etrafında yoğunlaşan donanım kanadında yakın zamanda gerçekleştirilmesi öngörülen büyük çaplı yatırımlarla sonraki 7 yıllık süreçte ihracata yönelik bir gelişme olabileceği tahmin ediliyor.
Pek çok teknolojinin farklı yerlerden nakledilerek oluşturulduğu teknoloji (montaj) yapımızda, bu genellemenin dışında olan ve teknolojisi herhangi bir yerden nakledilme olmayan bir yonga üretim tesisi bulunuyor. Yonga tasarımı ve üretiminin gerçekleştirildiği TÜBİTAK bünyesindeki bu Yarı İletken Araştırma Laboratuvarı, 0.35 mikrondan 0.15 mikrona kadar ürün üretebiliyor. Uzmanlara göre ise bu Türkiye’nin nanoteknolojide yonga üstü makine yapma yetkinliği olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, Türkiye’nin nanoteknolojide de önemli bir yol alabileceğini belirtiyor.
2015 için bugünden yapılması gereken kritik işler
*Ar-Ge faaliyetleri ile inovasyona yatırım yapılmalı. Teknoparklar geliştirilip
sanayi için bir bilimsel know-how yuvası haline getirilmeli.
*Teknolojik alanda donanım teknolojileri üretimi, teknolojideki değişimin yavaş olması
nedeniyle karlı bir alan. Ar-Ge faaliyetleri ve inovasyon sayesinde bu alanda geliştirilen
teknolojiler Türkiye’nin uzun vadeli kalkınmasını sağlayacaktır.
*Yazılım ve hizmet uzmanlığı sayesinde hem ülke içindeki kurumların büyümesi sağlanmalı hem de bu alandaki know-how’ın dışarıya ihraç edilmesiyle ülke kalkınmasına katkıda bulunulmalı. Özellikle mobil penetrasyonun yüksek olduğu ülkemizde mobil teknolojiler ve uygulamalar bakımından bölgesel güç olmaya aday.
* Yeni gelişen bilimsel alanlar arasında nanoteknoloji özel bir öneme sahip. Nanoteknoloji
sayesinde birçok sektörde bilimsel üretim yapmak olası. Türkiye bu alana
öncelikli yatırım yaparak dünya çapında bir uzmanlık bölgesi haline getirilmeli.
* Üniversite-sanayi işbirliğinde somut adımlar atılmalı.
* Türkiye’nin dijital dünyada yerini alması için bir an önce gerekli yasal düzenlemelerin
tamamlanıp uygulanması, yatırımların yapılması sağlanmalı. Burada özellikle, 3. nesil teknolojilerine yatırım son derece kritik.
* E-sağlık, e-eğitim, e-sosyal güvenlik, e-adalet gibi dönüşüm projelerinin vatandaşla
entegrasyonu sağlanmalı.
* Türkiye’nin genç nüfus potansiyeli, çeşitli eğitim programlarıyla fırsata dönüştürülmeli,
girişimciliğin önü açılmalı. Geleceğin sektörü olarak görülen hizmet alanında yetişmiş
insangücü oluşturulmalı.
* Avrupa Birliği e-dönüşüm kriterleri çerçevesinde plan, program kararlılıkla uygulanmalı. Sektörlerin AB uyum sürecinin doğru ve eksiksiz planlanıp harekete geçirilmesi
sağlanmalı.
* Türkiye kendine özgü kalkınma modeli oluşturmalı. Bilgi üreterek ekonomik değere
dönüştürmeli. Bu modelin en önemli bileşeni de yüksek katma değerli ürünler üreterek
dünya pazarlarını hedeflemek olmalı.
* Yabancı sermayenin Türkiye’de yatırım yapmasının önünü açacak yasal düzenlemeler
yapılmalı ve yatırım kolaylıklarının getirilmesi sağlanmalı. Ancak gelecek olan yabancı yatırımın tüketime değil üretime yapılması çok önemli. Neden Türkiye’deki yabancı şirketler burada Ar-Ge yatırımı, üretim tesisi vb yatırımı yapmasın?
* Bilgi ve bilişim tabanlı milli eğitim sisteminin oluşturulup uygulanması, genç nüfusun
bilgisayar okuryazarlığı eğitimini sağlayacak politika ve uygulamalar geliştirilmeli.
* Bilişim sektörünün serbestleşmesi ve rekabetçi bir düzene kavuşması sağlanmalı.
* Özellikle telekom sektöründe ülkenin rekabet gücünü artıracak yeni nesil iletişim
sistemlerine yatırımın yapılması sağlanmalı.
* İnternet kullanımını yaygınlaştırmak için hem altyapı hem de içerik tarafında yatırım
yaparak özellikle Türkçe içerik zenginleştirilmeli.
* Türkiye’nin bilişim teknolojileri ürün ve hizmetlerinin, yurtdışı pazarlara açılabilmesi
için, devlet düzeyinde stratejik ve pazarlama desteği sağlanmalı.
* Interpromedya Yönetim Kurulu Başkanı
05 May 2008




