Yayın Tarihi: 24.08.2010

Amerikan Medyasında 11 Eylül

Remzi Gökdağ – Amerikan Medyasında 11 Eylül (E Yayınları)

11 Eylül kitaplığı’nda kendi alanında tek olan bir çalışma var. Remzi Gökdağ‘ın yazdığı ‘ABD Medyasında 11 Eylül’. Dezenformasyonun böyle zamanlara ayyuka çıktığı bilinir.

Bu dönemde dünya televizyonlarının da hem ciddi bir katliamın getirdiği duygusallıkla hem de resmi makamların yönlendirmesiyle nesnel gerçekliği tarafsızca sunduklarını söylemek çok zor.

Hatta yer yer ideolojinin haber metinlerinde nasıl tıkır tıkır işlediğinin çarpıcı örnekleriyle karşılaştık. Nitekim ABD’de de resmi güçler ellerinden geleni yaptılar. ‘Ortaçağ’da kalmış barbar Afganistanlı’ düşüncesi sürekli belleklere kazındı. Medya ABD’nin hareketlerine meşruluğunu sağlamada önemli bir rol üstlendi. Yine de ABD’deki tüm haberleri, gazeteleri tüm açılardan ele alan Gökdağ Amerikan medyasının soğukkanlı yayıncılık, halkı bilgilendirme, sansasyonel haberi tercih etmemeleri, reyting yarışına girmemeleri ve benzeri nedenlerle çok da başarısız bulmuyor. Böyle bir olay Türkiye’de yaşansaydı medyada nasıl yer alacağını düşündüğünüzde Gökdağ pek de haksız değil. Ayrıca 11 Eylül’de Türk medyasının nasıl bir sınav verdiği ise bakir bir araştırma alanlı olarak duruyor.

Arka kapaktan alıntı

“İki farklı haber anlayışının birbirinden farklı iki toplumu nasıl bilgilendirdiğini bir kez daha anladım. 11 Eylül’ün bendeki tek tesellisi gelişmeleri Amerikan televizyonlarından izleme imkanı bulmuş olmamdı. Bu korkunç facia, televizyon kanallarınca reyting mücadelesine dönüştürülmedi. Aksine elindeki görüntüleri birbirleriyle paylaşan televizyon kanalları Amerikan medyasında bir ilke imza attı. Bütçelerinde büyük hasara neden olacağını bilmelerine karşın reklamları yayından kaldırarak kesintisiz haber yayınına başladılar. Televizyon habercileri, görüntüler karşısında nefesini tutmuş hareketsiz bekleyen halkı paniğe sürükleyecek hiçbir davranışta bulunmadı. Doğru bilgiye ulaşmadan sansasyonel haberi tercih etmedi. Amerikan izleyicisi kriz anında televizyonlarının karşısında soğukkanlılığını kaybetmeyen haber sunucularıyla karşılaştı, 14 saat aralıksız sürdürdükleri canlı yayınlarla bu habercilerin profesyonelliğine tanık oldu. Hazırlıksız yakalandığı tarihinin bu en büyük sınavında hızlı davranarak gelişmeleri anında duyurmayı başaran televizyonlar, Amerikan halkının gözünde görevini en iyi şekilde yerine getirmişti. Gazeteler, aynı gün yaptıkları erken baskılarla olayı okurlarına iletti. Radyolar İkinci Dünya Savaşı günlerinden bu yana ilk kez eski itibarını yakaladı. İnternetin haber siteleri rekor sayıda ziyaretçiye bilgi sundu. Ekrana yansıyan bazı hataları medyanın 11 Eylül’deki rolüne gölge düşürmedi ve medya böylesine büyük bir facia karşısında yapılabilecek en iyi haberciliği yerine getirdi. 11 Eylül saldırıları her kesimden çeşitli tartışmaların yükselmesine neden oldu. Saldırıların nedeni, sonucu, etkileri, tepkileri, askeri boyutu, ekonomik yankısı, teoriler, tezler… Bütün bu karmaşanın içinde ben olayın gazetecilik boyutuyla ilgiliydim. Hangi kanal hangi görüntüyü kullandı, naklen yayınlarda kim nasıl haber verdi, gazeteler olayı nasıl duyurdu, dergilerin mizanpajı nasıl değişti? 11 Eylül’ü izleyen günlerde bu soruların yanıtını aramaya çalıştım. Aldığım notlar, izlediğim görüntüler, görüştüğüm kişiler sonrasında bu çalışma ortaya çıktı.”

Yayın Yılı: 2001; 112 sayfa; 3. Hm.; 13,5×19,5 cm; Karton Kapak; ISBN:9753901747; Konu: Tarih/Önemli olaylar; Siyaset/Aktüel siyaset.

’11 Eylül kitaplığı’nda kendi alanında tek olan bir çalışma var. Remzi Gökdağ’ın yazdığı ‘ABD Medyasında 11 Eylül’. Dezenformasyonun böyle zamanlara ayyuka çıktığı bilinir.
Bu dönemde dünya televizyonlarının da hem ciddi bir katliamın getirdiği duygusallıkla hem de resmi makamların yönlendirmesiyle nesnel gerçekliği tarafsızca sunduklarını söylemek çok zor.
Hatta yer yer ideolojinin haber metinlerinde nasıl tıkır tıkır işlediğinin çarpıcı örnekleriyle karşılaştık. Nitekim ABD’de de resmi güçler ellerinden geleni yaptılar. ‘Ortaçağ’da kalmış barbar Afganistanlı’ düşüncesi sürekli belleklere kazındı. Medya ABD’nin hareketlerine meşruluğunu sağlamada önemli bir rol üstlendi. Yine de ABD’deki tüm haberleri, gazeteleri tüm açılardan ele alan Gökdağ Amerikan medyasının soğukkanlı yayıncılık, halkı bilgilendirme, sansasyonel haberi tercih etmemeleri, reyting yarışına girmemeleri ve benzeri nedenlerle çok da başarısız bulmuyor. Böyle bir olay Türkiye’de yaşansaydı medyada nasıl yer alacağını düşündüğünüzde Gökdağ pek de haksız değil. Ayrıca 11 Eylül’de Türk medyasının nasıl bir sınav verdiği ise bakir bir araştırma alanlı olarak duruyor.
Facebook Twitter Email

Yorum Gönder

XHTML: Kullanılabilir html kodları: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

MedyaLens.com | Medyanın Değişik Halleri...